Ağlamaklı mutluluk
Cuma, Aralık 11, 2009

 

Hayırlı cumalar efendim herkesciklere...

Yine öylesine bir yazı işte...

Yığın yığın depreşiyor hüzünler gözlerimde...Sessiz bir yakarış dudağımda...Hep aynı tekerlemeler.Dönüyor dilimde...

Arada bir şarkı takılıyor aklıma...Sessiz sedasız mırıldanıyorum.Fısıltılarla bölüyorum yorgunluğumu...Hişşt!

Sen diyorum aynada kendime...Ben oluyorum içten içe yine ve yine.
Ölüyorum, öldüroyrum hayallerimi kısa süreliğine.Yaşanmıyormuş hayalsiz , öyle diyorlar...
Deniyorum...Yaşanıyormuş...

İnsanın içinde sevgi olunca.

Yaşamak ne kelime çağlayıp coşulabiliyormuş.Hayal mi... Bazen ertelemek gerekiyormuş...Gerekmesi zorunlu oluyormuş.Gereklilik kipine gömüyorum tüm cümlelerimi,Boğuluyorum içten içe...

Yine de.
Ha gayret.
Çırpınışlar.

Parmaklarım yara bere kan içinde.Hikayesini kazıdığım duvarlar yüzündenKaramsarlığın...

Geçecek elbet.
Geçmeside gereklilik kipinde işte.

Off!

Aman be!

Bir gülümseme yolluyorum en hüzünlüsünden.

Huzurla kalın...

Elam E. Doğan


 



Kategori:Elam Dairesi
Esinti...
Çarşamba, Aralık 9, 2009

 

Dönüyor rüzgar gülü...

Dönüyor dünya...

Her şey yavan ve uzak şimdi...

Garip bir hüzün geldi bağdaş kurdu göğsüme.

Bilmiyorum neden...

 

"Çocukluk, aşk, yokluk ve ölümden
dört kitaba heves ettim
ve ölümden başladım hiç istemeden
hevesimi de aldım dersimi de aldım."

 

diyor Haydar Ergülen. Dersimi ezber mi ediyorum nedir. Yoksa naz mı kendi kendime...
İnsan bunu eder mi hiç kendine...

Etmez...

Rabbim...

Öyle işte...

Duayla kalın...

Kelebeğim tekrardan başsağlığı diliyor ve duaya duruyorum.

Rabbim affetsin biz kullarını...

Esintiniz Elam...

Esip gidiyor sessizce...

 



Kategori:Elam Dairesi
Dareyn Dergisi 20. Sayı Yayında
Pazartesi, Aralık 7, 2009

 

http://dareyndergisi.com

 

Dareyn Dergisi 20. Sayı Tıkla

 

 

Sevgili Dareyn okuyucuları;

Affetmekten bahsediyoruz bu sayımızda. İnsan neden affeder, ya da affetmeli midir? Affetmek ne kazanç getirir... Yoksa affetmek kaybetmek midir?

Bir bilgin diyorki; nefret tıpkı zehir gibidir. Nefret ettiğimizde zehri yutarız ve yuttuğumuz zehrin karşımızdakini öldürmesini dileriz... Oysaki zehri yutan da biziz , öldürmeye çalıştığımızda... İnsan ölümü arzulamakta hata etmektedir. Ölüm zaten verilecektir arzulamak acele etmek değil midir?

Son noktamızı koymadan önce, atılacak çok af virgülleri var elimizde. Kiminde nefeslenmek için bir af molası veriyoruz, kiminde yeni bir söze, arkadaşlığa başlamak için mola...

Affetmek insanın kendine yaptığı iyiliktir diyorlar... Ve aslında affetmek bencilce bir davranışta olabiliyor bu yüzden. Çünkü bundan en fazla kar sağlayacak olan kişi affeden oluyor. O kadar kolay ama bir o kadar da zor bir eylem.Bizi her tevbemizde affetmek için bekleyen bir Rab varken, bizlerin affetmeme gibi bir lüksü kendinde görmesi de bir o kadar bencilce bu yüzden.

Kısacak bir ömür, upuzun hayat hikayeleri. İnsanız hata yaparız. Hatta uslanmaz tekrar yaparız... İşte bu yüzden bugüne kadar kusurumuz olmuş ise affınıza sığınırız...

SAADET-İ DAREYN içinde yollarımızın kesişmesi dileğiyle…

Elam E. Doğan



Kategori:Dareyn-Dergisi

« Önceki |::|